Mumine.com ile Sizden Gelen Sorular Forumundan Adetten sonra gelen kahverengi akıntı namazıma engelmi? Hakkında Kısa Bilgi.
  1. #1
    Devamlı Üye
    Üyelik tarihi
    19 Kasım 2011
    Bulunduğu yer
    istanbul
    Yaş
    31
    Mesajlar
    93



    Adetten sonra gelen kahverengi akıntı namazıma engelmi?






    es selamunaleyküm...
    adetim bitio bittikten bi r gün sora kanda diil kahve rengi tortulu akıntılarım başlıo yaklaşık bi hafta sürüo tuvalete giriorum taretlencem zman tuvalet kağıdınada gelio kurularken namaz kılamıorum içime sinmio bu yüzden parça parça kılıorum namazlarımı bugun mesela öğleyi kıldıysam iknidiyi bu sebebden kılamıorum sürekli güsüllenmemmi gerekio ne yapmalıyım doktorada gitim fakat bi sorun cıkmadı bazen kadınlarda olabilen bişidir dediler iki ayrı doktora gtim lütfen yardımcı olun bana ...
    ALLAH razı olsun.








    Adetten sonra gelen kahverengi akıntı namazıma engelmi? Mumine Forum

  2. #2
    Senior Member
    Üyelik tarihi
    15 Şubat 2009
    Mesajlar
    2.322
    Reklam





    Adetten sonra gelen kahverengi akıntı namazıma engelmi?






    es selamunaleyküm...
    adetim bitio bittikten
    bi r gün sora kanda diil kahve rengi tortulu akıntılarım başlıo yaklaşık bi
    hafta sürüo tuvalete giriorum taretlencem zman tuvalet kağıdınada gelio
    kurularken namaz kılamıorum içime sinmio bu yüzden parça parça kılıorum
    namazlarımı bugun mesela öğleyi kıldıysam iknidiyi bu sebebden kılamıorum
    sürekli güsüllenmemmi gerekio ne yapmalıyım doktorada gitim fakat bi sorun
    cıkmadı bazen kadınlarda olabilen bişidir dediler iki ayrı doktora gtim lütfen
    yardımcı olun bana ...
    ALLAH razı olsun.
    Adetten sonra gelen kan olmayan kahverengi akıntı tekrar gusül almayı gerektirir mi?

    Hayız ve istihaze hakkında bigi verir misiniz, hayızın süresi ne kadardır? Adet günlerinde değişiklik olabilir mi?


    Gerek başlangıç ve bitiş yaşları gerekse asgari ve âzami süresi bakımından hayız, fizikî bünye, kalıtım, çevre ve iklim şartlarına bağlı olarak kadından kadına önemli değişiklikler gösterebilir. Bununla birlikte fakihler, birçok dinî ve hukukî hükmü yakından etkilediği için bu süreleri belirleme yönünde bazı tesbitlerde bulunmuşlardır.

    Âdet kanamasının en az ve en çok süresi konusunda ileri sürülen rakamlar da böyle olup mükelleflere pratik bilgi ve çözüm vermeyi amaçlamaktadır.

    Bu rakamlar fakihlerin tecrübe birikimlerine göre verilmiş süreler olup bu konuda fiilî âdet görmenin başlaması ve sona ermesi esastır.

    Tıp ilminin önemli bir gelişme kaydettiği günümüzde kadının âdet çağı ve dönemiyle ilgili bilgiler konunun uzmanlarından öğrenilerek dinî hükümlerin buna dayandırılması gerekir.

    Bugünkü tıbbî bilgiler âdet süresinin de 3-6 gün civarında olduğunu ifade etmektedir. Bununla birlikte fizikî bünye, psikolojik durum ve çevre şartlarına bağlı olarak kadınların âdet çağı ve süresi farklılık taşıyabilmektedir.

    10 günden fazla olan adet günleri özür sayılır. İki adet halinin arasında 15 gün geçmişse ondan sonra gelen kan hayız kanı olarak değerlendirilir. Kadınlar adet hallerine çok dikkat etmelidirler. Çünkü bu haller, onların birçok din görevleri ile ilgilidir. Bu konu ile ilgili başlıca meseleler şunlardır:

    Kadınlar en az dokuz yaşlarında buluğ çağına erer ve adet görmeye başlarlar. Elli veya elli beş yaşlarında da "Sinn-i İyas" denilen adet görmeme devresine girerler. Bu yaştan daha önce adetten kesilen kadınlar da vardır.

    Adet müddetinin en azı üç gündür (yetmiş iki saattir). En çoğu da on gün, (iki yüz kırk saat)... Bu iki zaman arasında görülecek kanlar, adet kanı sayılır. Bu zaman içinde devamlı olarak kanın gelmesi gerekmez, ara sıra kesilebilir. Örnek: Bir kadın üç gün kan gördükten sonra iki gün kanı kesilse ve arkasından üç gün daha devam etse, bu sekiz günün hepsi adet gününü teşkil etmiş olur.

    İki adet arasındaki temizlik haline Tuhr (Temizlik) hali denir. Bunun müddeti on beş günden az olamaz. Fakat bundan çok olabilir. Tuhr hali aylarca ve senelerce devam edebilir. Böyle temizlik hali devam eden kadına Münteddetü't-Tuhr (Temizliği devamlı) denir.

    Hanımlarda iki âdet arasındaki temizlik haline “tuhr” (Temizlik) hali denir. Bunun müddeti on beş günden az olamaz, fakat çok olabilir. “tuhr” (Temizlik) hali aylarca ve senelerce devam edebilir.

    Meydana gelen kanamanın âdet hükmünde kabul edilmesi için iki temizlik dönemi arasının en az 15 gün ve fasılalı da olsa kanamanın 3 günden az, 10 günden fazla olmaması gerekir. Adetin en azı 3 gün en çoğu 10 gün dür. Adetli günler bitip gusül yapılmadan cinsel ilişkiye girmek caiz değil yani haramdır. Kur'an’da bu açıkça belirtilmiştir. (Bakara, 2/222)

    Bazı kadınların adet günleri, sayılan belli günlerdir. Örnek: Her ay beş veya yedi veya dokuz gün adet görürler. Böyle bir kadına "Mu'tade" denir. Bir adet, bir kez meydana geldiği üzre kararlaşmış olabilir. Şöyle ki: Henüz adet görmeye başlayan bir kız, ilk kez sekiz gün kan görse, sonra yirmi iki gün temiz olsa, bu şekilde adeti kararlaşmış olur. Ondan sonra devamlı olarak kendisinden bir hastalık sebebiyle kan gelecek olsa, onun hem adet günleri, hem de temizlik günleri her ay o şekilde hesab edilir.

    Bazı kadınlarda adet günleri değişik olur. Şöyle ki: Bir ay beş gün diğer ay altı gün adet görebilirler. Bu durumda ihtiyatlı hareket etmek gerekir. Böyle bir kadın, altıncı gün oldu mu yıkanır, namazlarını kılar ve eğer ramazansa orucunu tutar; çünkü bu altıncı gündeki kanın illet (istihaze) kanı olması muhtemeldir. Fakat bu altıncı gün çıkmadıkça, cinsî münasebette bulunamaz, boşanmışsa iddeti dolmuş sayılmaz. Çünkü bu altıncı günün kanı, hayız kanı olmak ihtimali vardır.

    Bir adetin değişmiş olması için, ona aykırı iki adet hali görülmelidir. Örnek: Her ay beş gün adet gören bir kadın, sonra iki kez dört gün veya iki kez altı gün kan görse, onun adeti beş günden dört güne veya altı güne geçmiş olur.

    Sonuç: Adet, bir defa ile yerleşir, iki defa ile değişebilir. Bununla beraber İmam Ebû Yusuf'a göre, adet bir defa ile değişmiş sayılabilir. Buna yeni adetin eskisini bozup onun yerini alması anlamında "Fesh-î adet" de denilmektedir.

    Belli günler devam eden bir adete aykırı olupda on günden fazla devam etmeyen kanlar, adet kanı sayılır. Bu halde adet değişmiş olur. Örnek: Her ay yedi gün kan gören bir kadın, sonra on gün kan görse, hepsi hayız kanı sayılır. Bu halde adeti yedi günden on güne geçmiş olur. Fakat belli günlerden sonra gelen kan, belli günlerle toplandığı zaman on günden fazla olursa, yedi günden ziyade olan kanlar hayız kanı sayılmaz, İstihaze (illet) kanı olur. Şöyle ki: Böyle yedi gün kan gören bir kadın sonradan on bir veya on iki gün kan görmeye başlarsa, bunun adet edinilmiş yedi günlüğü hayız kanı olur. Sonraki dört veya beş günü istihaze (illet) kanı olur.

    Yine: Her ay başından itibaren beş gün adet görmekte olduğu farz edilen bir kadın, bu adeti üzere kan gördüğü gibi, bundan iki gün veya üç gün veya beş gün önce de kan görmüş olsa, bunların hepsi adet sayılır; çünkü adet sayısı on günü geçmemiştir. Fakat kan görme günlerinin tümü bu şekilde on günden fazla olursa, yalnız adeti olan o beş günde gördüğü kan hayız kanı sayılır, adet edindiği günlerden fazla olan bütün kanlar istihaze (illet) kanı sayılır.

    Adet görmekte olan bir kadından bir hastalık sebebi ile devamlı olarak kan gelecek olsa, onun hayız ve temizlik hallerindeki belli günlerine göre hüküm verilir. Örnek: Her ay başından itibaren on gün kan gören bir kadın, ondan sonra yirmi gün veya altı aydan noksan olmak üzere şu kadar ay ve gün temizlik üzere olsa, onun adeti böyle kararlaşmış olur. Sonra böyle bir kadından devamlı olarak kan gelse, yine eski şekli üzere her ayın ilk on günü hayız, diğer yirmi günü veya şu kadar ay ile günü de temizlik hali sayılır. Fakat temizlik müddeti tam altı ay veya daha ziyade bulunmuş olursa, temizlik müddeti altı aydan bir saat noksan kabul edilir ki, bu müddet, gebelik halinin en az zamanıdır.

    Yine: Yeni hayız görmeye başlayan bir kızın adeti kararlaşmaksızın kanı akıp devam etse, her aydan on günü adetine sayılmış olur. Diğer yirmi günü de temizlik müddeti kabul edilir.

    Bir hastalık veya önemsememe neticesi adet günlerini unutmuş olan bir kadına "Mütehayyire" denir. Böyle bir kadının gördüğü akıntı kesilmeyecek olsa, onun adeti hakkında kuvvetli olan görüşü ile işlem yapar. Kuvveti fazla olan bir görüşe sahib değilse, ihtiyat olan yolu benimser. Boşanmış ise, iddeti için on gün, temizlik müddeti de altı aydan bir saat noksan olmak üzere takdir edilir. Diğer bir görüşe göre: Temizlik müddeti iki ay kabul edilir. Bunun namaz ve oruçları üzerinde ayrıntılı bilgi vardır. Bu konu ile ilgili geniş bilgi, İmam Sarahsî'nin "Mebsûd" isimli kitabında vardır.

    Adet görme çağına gelen bir kız, ilk kez görmeye başladığı kandan dolayı hemen namazını bırakır ve oruçlu ise, orucunu kaza etmek üzere sonraya bırakır. Evli ise, cinsi ilişkide bulunmaz. Böyle bir kıza "Mübtedie" denir. Bu kan üç günden az bir zaman içinde kesilirse, hayız kanı olmadığı anlaşılır. O zaman bırakıp kılmadığı namazları kaza etmesi gerekir. İmam Azam'dan nakledilen bir görüşe göre, ilk başlayan bu kan üç gün devam edip de hayız kanı olduğu bilinmedikçe, namazı terk etmez ve orucuna da devam eder.

    Hayız müddeti içinde gelen kan tamamiyle kesilmedikçe, adet son bulmuş olmaz. Bu kan, siyah, kırmızı, yeşilimtrak veya sarı olabileceği gibi bulanık ve toprak rengi de olabilir. Adetini tamamlamış olan bir kadından gelecek akıntı bembeyaz bir renkte bulunur.

    Bir kadının görmekte olduğu adetini, kocasına karşı inkar etmesi veya gerçeğe aykırı olarak adet gördüğünü söylemesi helal değildir.

    Adet görmekte olduğunu söyleyen bir kadın, iffetli ve saliha bir kadın ise, sözü kabul olunur; değilse kabul olunmaz. Ancak doğru söylediğine inandırıcı bir hal olursa, kabul edilir. Mesela, söylediği söz, adetinin başlangıç zamanına rasgelmişse, o halde dediği kabul olunur.

    Hayız ve nifas müddetleri dışında, rahimden akan kana istihaze yani, hastalık kanı denir. İstihaze kanı, hayız ve nifas kanından farklıdır. Bu kan, damardan geldiği için, ince ve kokusuzdur. Tıpkı burundan vesaire âzalardan akan kan gibidir. Bir özür ve hastalık kanıdır.

    İstihaze kanı, ne oruca, ne de namaza engel değildir. Cinsî münasebete de mâni olmaz. Ancak istihaze hâlindeki kadınlar, özürlü hükmünde bulunurlar. Özürlülerin tâbi olduğu hükümlere uygun olarak ibadetlerini yaparlar. Asr-ı Saâdette bir gün bir kadın Peygamberimize gelerek:

    "Benden devamlı kan gelir, namazı bırakayım mı?" diye sormuştu. Peygamberimiz de cevaben:

    "Hayır, o damardaki bir hastalıktandır, hayız değildir. Âdet vaktin gelince namazı bırak, âdet hâlin geçince guslederek temizlen ve bundan sonra her vakit namazı için ayrı abdest alarak namazlarını kıl. Tekrar âdet hâli gelinceye kadar böyle yapmaya devam et" buyurmuşlardı. Bu rivayet, istihaze hâlinin özür hâline ait hükümlere tâbi olduğunu açıkça göstermektedir.
    Hayız konusunda bilgi almak için tıklayınız...
    İstihaza hakkında bilgi almak için tıklayınız...
    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet



  3. #3
    Devamlı Üye
    Üyelik tarihi
    19 Kasım 2011
    Bulunduğu yer
    istanbul
    Yaş
    31
    Mesajlar
    93
    ALLAH razı olsun ..peki yani şunu anladım 10 günü aşmışsa özür sayılıo ve ben namazımı kılabiliorum peki duydum bişi var ne kadar doğru bilemiorum kadınlık yerimize yani avret yerimize pamuk yada peçete tıkamak gerekli die söylendi bu nekadar doğrudur ben bunu denedim ama o şekilde duramadım rahatsz oldum ..birde denildiki akıntın oldu için her vakitte namaz abdesti tazele...



  4. #4
    Devamlı Üye
    Üyelik tarihi
    22 Ağustos 2011
    Bulunduğu yer
    viyana
    Mesajlar
    471
    Surekli akinti geliyorsa direk olarak tikamak degilde
    Yani akinti disari akimayacak sekilde tikamak gerekir.
    Evet kardesim akinti abdesti bozar.
    Tazelemek gerekir



  5. #5
    Devamlı Üye
    Üyelik tarihi
    19 Kasım 2011
    Bulunduğu yer
    istanbul
    Yaş
    31
    Mesajlar
    93
    anladım ALLAH razı olsun...



  6. #6
    Kıdemli Üye
    Üyelik tarihi
    02 Nisan 2011
    Mesajlar
    1.378
    Bilgiler için Allah razı olsun Elmas abla sağolasınız...



  7. #7
    Yeni Üye
    Üyelik tarihi
    31 Temmuz 2012
    Bulunduğu yer
    konya
    Mesajlar
    1
    merhaba arkadaşlar bugün üye oldum .
    Bir şey söylemek istiyorum ilk adetimi bu yaz ocakta gördüm.7 gün sürdü abdest aldım.sonra 2. adetimi haziranında başında gördüm. neredyse 1 buçuk haftayı buldu.ama az az geliyordu.o zaman bana astım teşhisi konmuştu kullandığım ilaçlar yüzünden galiba böyleydi.ilaçlarımı kullanmayı aksatınca 10 gün sonra tekkrar geldi.yine 7 gün sürdü.sonra temmuzun sonlarına doğru yine gördüm.bu sefer ilk günler normal hatta az geliodu sonlara doğru arttı. şimdi 10. güne gelince bitti.1 gün geçti ardından kahverengi akıntı geldi. tortulu olduğu için özür kanı ve hayız olamaz diye düşünüyorum.o zaman geriye tek seçenek rahim temizlemesi oluyor.tortulu akıntının sebebi galiba bu :
    Adet döneminden sonra gelen kahverengi akıntıdan şikayet eden birçok kadın vardır. Bu da kişiden kişiye değişiklik gösterebilir. İşin doğrusu adet döneminden sonra gelen kahverengi akıntı her zaman kritik bir durumun belirtisi veya endişe nedeni değildir. Tümüyle sağlıklı bir kadının adet dönemi sırasında, öncesinde ve sonrasında kahverengi akıntı yaşaması ihtimali vardır. Adet sonrası leke şeklinde olabildiği gibi yoğun da olabilen kahverengi akıntının sebeplerinin neler olduğuna bir bakalım.
    Adet dönemi sonrası kahverengi akıntı her zaman bir endişe nedeni değildir, çünkü geciken adet dönemi, adet dönemi sırasında ve sonrasında kahverengi, koyu kırmızı veya koyu kahverengi bir akıntıya da yol açabilir. Çoğu zaman adet dönemi sonrasında gelen kahverengi akıntı endometriyal (her adet dönemi sırasında adet kanamasını sağlayan rahim mukozasıdır) dokularla ilgilidir. Daha eski dokuların artıkları, rahmin temizlenme süreci olarak adlandırdığımız eskilerinin atılıp daha yenilerinin gelmesiyle kahverengi akıntıya neden olabilir

    yani demek istediği buna sebep ölü rahim hücrelerinin atılamsıdır.bu da tortulu olmasının açıklıyor.özür ve hayız kanı değil o zaman zaten kan değil çok açık renkte kahverengi akıntı ve içinde tortular var.şimdi ne yappmam lşazım . akıntı bitene kadar bakleyeyim mi ? özürlü olarak mı ibadet edeyim ?şimdi abdest alırsam akıntı sona erince tekara almalımıyım? namaz , oruç ve camiye teraviye gitme konusuna da açıklık getirin lütfen ayrıca bol su içmek , dengeli ve düzenli beslenmek ve egzersiz ölü rahim hücrelerinin atılmasını kolaylaştırıyormuş



  8. #8
    Yeni Üye
    Üyelik tarihi
    10 Ağustos 2012
    Mesajlar
    1
    benimde iki aydır aynen böyle orucumuda tutuyorum diyaneti aradım engel değil dedi 15 gün adet sonrası temiz kalmadığım için



  9. #9
    Özel Üye
    Üyelik tarihi
    30 Mart 2012
    Bulunduğu yer
    ruhumdaki ıssız çöllerden
    Mesajlar
    8.249
    Alıntı ozlem Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    benimde iki aydır aynen böyle orucumuda tutuyorum diyaneti aradım engel değil dedi 15 gün adet sonrası temiz kalmadığım için
    evet kardeşim iki adet arası temizlik süresi en az 15 gündür
    bunun dışındaki kabul gören azami periodu aşan kanamalar
    istihazeye (özür) girer,eşle cima ve ibadetlere engel teşkil etmez



  10. #10
    Yeni Üye
    Üyelik tarihi
    17 Eylül 2012
    Mesajlar
    4
    iyiki bu sıteye uye olmusum hapınızden allah razı olsun acaba neden olut bu akıntılar normalmı



adet bitimi kahverengi akıntı,  adetten sonra gelen kahverengi leke,  adet sonrası kahverengi akıntı abdesti bozar mı,  adetten sonra kahverengi akıntı abdesti bozar mı,  kahverengi leke geldiğinde namaz kılınır mı,  adet sonrası akıntı abdesti bozar mı,  adet bitiminde kahverengi akıntı