Mumine.com ile Misafir Soru - Cevapları Forumundan müslüman bayan isimleri Hakkında Kısa Bilgi.
  1. #1
    Kayıtsız Üye
    Misafir


    müslüman bayan isimleri







  2. #2
    Özel Üye
    Üyelik tarihi
    30 Mart 2012
    Bulunduğu yer
    ruhumdaki ıssız çöllerden
    Mesajlar
    8.497
    Reklam




    Abiye (a): Yüzünü, örten, güzel, namuslu.
    Adalet (a): Doğruluk, zulmetmeme, haksızları terbiye.
    Adniye (a): Salih, cennetlik.
    Afet (a): İnsanların önleyemediği büyük felaket.
    Afitab (f): Güneş ışığı.
    Ahu (f): Ceylan, maral.
    Aişe (a): Bolluk içinde rahat yaşayan, rahat ömür süren.
    Ajda (f): Delik delik olan, çentik çentik.
    Alev: Yanan şeylerin çeşitli şekillerde görünen parlak ve ışıklı dili.
    Amine (a): Korkusuz.
    Armağan (t): Hediye, bağış, bahşiş.
    Arzu (f): İstek, hasret. İstenilen beğenilen kadın.
    Asiye (a): Direk, acılı kadın.
    Aslı: Baş, temel, temelli, köklü.
    Aslıhan: Soylu, han suyundan olan.
    Asuman (f): Gök, gökkube, sema.
    Atıfet (a): Bir sebebi bulunmadan duyulan sevgi.
    Atiye (a): Bağış, verme, iyilik.
    Ayfer (f): Ay ışığı.
    Aygen: Gönül dostu.
    Aygül: Ay gibi güzel parlak renkli.
    Aygün: Ay gibi parlak ışıklı gün.
    Ayla: Kadın, eş, hanım.
    Aylin: Ayın çevresinde görülen ışıklı daire, hâle.
    Aynıfer (a): Göz ışığı, göz nuru.
    Aynur: Ay gibi parlak.
    Ayperi: Peri gibi güzel.
    Aysel: Ay gibi parlak ve güzel.
    Aysen: Sevimli, neşe saçan, parlak.
    Aysever: Ayın güzelliğine tutkun, ay gibi güzel olanı seven.
    Aysun: Ay gibi parlak ve güzelsin.
    Ayşegül: Güleç, güler yüzlü, gül gibi renkli ve canlı.
    Ayşen: Neşeli, parlak, sevimli.
    Ayten (a): Ay gibi parlak renkli.
    Azimet (a): Gidiş. Takva yolunu seçen.
    Azra (a): Bakire, kız, el değmemiş.
    Banu (f): Ev kadını, bayan, gelin.
    Bedia (a): Eşi benzeri olmayan, mükemmel.
    Başak: Ürün toplandıktan sonra kalan artıklar.
    Begüm: Saygı değer kadın, hanım.
    Behiye (a): Güzel, alımlı kadın.
    Belkıs (a): Sebe kraliçesinin ismi.
    Benan (a): Parmakla gösterilecek kadar güzel.
    Benefşe (f): İnce saplar üzerinde, ufak mavi güzel kokulu çiçek açan bitki.
    Bengi: Sonsuz, tiryaki.
    Beren: Kuzu.
    Berin (f): Manen çok yüksek, yüce yaradılışlı.
    Berire (a):İhsan sahibi, sadık..
    Berna (f): Genç, cesur, civan.
    Besamet (a): Güler yüzlü olan.
    Betigül: Gül gibi kokan mektup.
    Betül (a): Erkeklerden çekinen, ibadete düşkün, namuslu ve çok temiz kadın. Hz. Fâtıma ve Hz. Meryem’in ünvanı.
    Beyhan: Sır saklamayan.
    Beyhatun: Hakanın hanımı.
    Beyza (a): Çok beyaz, çok temiz, parlak.
    Bihter (f): Çok iyi, pek üstün.
    Bilgehatun: Derin bilgi sahibi kadın.
    Binnaz (a): Çok nazlı.
    Birgül: Tek ve benzersiz gül.
    Buket (f): Demet, çiçek demedi.
    Burc: Taze dal, filiz.
    Burcu (a): Güzel kokan.
    Burçin: Dişi geyik.
    Büşrâ (a): Müjde, sevinç, hayırlı haber.
    Cânân (f): Sevgili, dilber, gönül verilen. Tasavvufta Allah.
    Cangül (f): İç açıcı, gül yüzlü, sevgili.
    Cavidan (a): Sonsuz, ölümsüz, ebedi.
    Cansu (t): Su gibi saf, temiz ve sevimli.
    Cazibe (a): Çeken, cezbeden.
    Ceyda (a): Yararlı, herkese iyilik yapan. Zarif.
    Ceylan: İnce biçimli, güzel gözlü bir geyik cinsi.
    Cihanfer (f): Cihanı aydınlatan çok güzel kadın.
    Çağla (t): Badem, erik, kayısı gibi meyvelerin yenebilir ham hali, toy.
    Çiçek (t): Güzel görünümlü.
    Çiğdem (t): Bir kır bitkisi, güzel görünümlü.
    Demet (t): Çiçek takımı, bitki takımı, ışık takımı.
    Derya (f): Deniz, çok bol, pek çok.
    Destegül (f): Gül demeti, çiçek buketi.
    Dicle: Büyük ırmak. Irak’ta denize dükülen bir nehir.
    Didar (f): Yüz, çehre, suret, görüş, göz, görme gücü.
    Dilara (f): Gönül alıcı, sevgili.
    Dilber (f): Güzel, sevgili, gönül çekici.
    Dilbeste (f): Gönül bağlamış, âşık.
    Dildade (f): Gönül vermiş, düşkün, tutkun.
    Dildar (f): Gönlü hüküm altında tutan sevgili.
    Dilek (t): Arzu, istek, temenni.
    Dilrüba (f): Gönül kapan, herkesi kendine bağlayan.
    Dilsafa (f): Gönlü ferah kedersiz olan.
    Dilşad (f): Gönlü sevinçli, yüreği şen olan.
    Dilşikâr (f): Gönül avlayan, kendine bağlayan.
    Dudu (t): Bayan, hanım, kadın.
    Dürdane (f): İnci tanesi, inci serpen.
    Dürriye (a): İnci gibi parlayan.
    Ebru (f): Kaş.
    Eda (a): Tavırları hoş olan, nazlı.
    Efser (f): Taç.
    Ela: Sarıya çalar kestane rengi.
    Elif (a): Arap alfabesinin ilk harfi, dost, tanıdık.
    Emel (a): Güçlü istek, umulan ve beklenen şey.
    Emine (a): Korkusu olmayan.
    Ervâ (a): Suya kanmış.
    Esengül (t): Diri ve taze gül.
    Esma (a): İsmi olan.
    Esra (a): Gece yolculuğuna çıkan.
    Evin: Cevher, buğday tanesinin olgunlaşmış içi.
    Fatıma (a): Kendisi ve nesli cehennem ateşinden kesilmiş.
    Fazilet (a): Erdem, iyi huyların ve üstün vasıfların hepsi.
    Fehamet (a): Ululuk, büyüklük, itibar.
    Ferah (f): Bol, geniş, neşeli, açık.
    Feray (f): Parlak, aydınlık ay.
    Ferda (f): Yarın, ertesi gün.
    Ferayi (f): Parlakça, aydınlıkça, loş.
    Ferdiye (a): Tek ve eşsiz olan.
    Ferhunde (f): Uğurlu kutlu.
    Feriha (a): Sevinçli, ferah.
    Ferihan (a): Razı, hoşnut, sevinçli.
    Ferişte (f): Melek.
    Ferzane (f): Hakim, filozof, bilgin, alim.
    Figen (f): Çiçek demeti, gölge yapan, gölge eden.
    Filiz (r): Eritilip temizlenmemiş altın, gümüş gibi maden. Taze fidan, ince taze ve güzel.
    Firdevs (a): Sekiz cennetten biri, altın ve gümüştendir.
    Firkat (a): Ayrı olan, sevgiden uzak kalan.
    Fitnat (a): Zihin açık, çabuk kavrayışlı.
    Fulya (a): Güzel kokulu bir nergis.
    Funda: Süpürgeotu.
    Füruzan (f): Çok parlak, aydınlık, parlayan, nurlu.
    Füsun (f): Büyü, sihir, efsun.
    Füsünkâr (f): Büyüleyici güzel.
    Gazal (a): Geyik, ceylan, ahu.
    Gevher (f): Elmas, değerli taş, mücevher.
    Gizmen: Sır saklayan.
    Gökcan: Gök mavisi.
    Gökşen: Gök mavisi gibi neşeli.
    Gönül: Kalb.
    Gözde: Göze girmiş, bir büyüğün sevip beğendiği kimse.
    Gül (f): Hoş kokulu, çiçek.
    Gülay (f): Gül ay’ı
    Gülbahar (f): Baharın gülü.
    Gülbanu (f): Gül hanım, gül hatun.
    Gülbeden (f): Gül bedenli, nazik.
    Gülberk (f): Gül yaprağı.
    Gülbin (f): Gül fidanı, gül dalı, gül bahçesi, güllük.
    Gülbiz (f): Gül saçan, gül serpen.
    Gülcan (f): Canı gül gibi taze, renkli, hareketli olan.
    Gülcemal (f): Yüzü gül gibi güzel olan kadın.
    Gülçe (f): Gül biçiminde yuvarlak süs motifleri.
    Gülçehre: Gül yüzlü, yüzü gül gibi hoş olan.
    Gülçiçek: Gül gibi taze, çiçek tazeliği taşıyan.
    Gülçin: Gül toplayan, gül derleyici.
    Güldal: Gül dalı gibi ince ve güzel olan kadın.
    Güldan (f): Çiçek konulan, özellikle gül konulan vazo.
    Güldemet: Gül buketi, gül demeti.
    Gülden: Gül gibi.
    Gülder: Gül toplayan.
    Gülderen: Gül derleyen.
    Gülendam (f): Gül gibi ince, uzun, güzel vücudu olan.
    Güler: Güleç yüzlü.
    Gülergin: Olgun gül, tam açmış gül.
    Güleser: Yüzünde gülümseme eksik olmayan.
    Gülfam (f): Pembe, gül renginde olan.
    Gülfem (f): Gül dudaklı, gül ağızlı.
    Gülfer (f): Gül gibi parlak, gül parlaklığında.
    Gülfeşan (f): Gül saçan.
    Gülfidan (f): Gül gibi genç.
    Gülgönül (f): İçi rahat, yalnız yüzü değil içi de gülen.
    Gülgün: Gül renginde olan.
    Gülhatun (f): Gül gibi olan, sevilen hatun.
    Gülhiz (f): Gül yetiştiren.
    Gülistan (f): Gül bahçesi, güllük.
    Gülizar (f): Gül yanaklı.
    Güllü: Gül gibi güzel kadın.
    Gülnar (f): Katmerli ve büyük gül, büyük çiçek.
    Gülnaz (f): Gül gibi ince ve narin olan, nazlanan.
    Gülruh (f): Gül yanaklı.
    Gülseren (t): Güzellik saçan.
    Gülseven (t): Gül tutkunu.
    Gülsima (f): Gül yüzlü.
    Gülsüm: Yüzü dolgun. Ümmügülsüm: Gülsümün annesi.
    Gülşah (f): Gül padişah, çiçek hükümdar.
    Gülten (f): Gül tenli.
    Gülter (f): Yeni açılmış gül.
    Gülşen (f): Gül bahçesi, gülistan.
    Gülümser (t): Daima gül veren, çiçek açan.
    Gülzar (f): Gül bahçesi.
    Güzide (f): Seçkin, seçilmiş, seçme.
    Güzin (f): Seçen, seçilmiş.
    Hacer (a): Taş, kaya parçası.
    Hale (a): Ayın çevresinde görülen ışık halkası.
    Halenur (a): Işıklı, aydınlık daire, hale.
    Hamiyet (a): Milli onur ve haysiyet.
    Handân (a): Gülen, şen.
    Hande (f): Gülen, alay eden.
    Hanım (t): Bayan, kadın, sultanım.
    Hanîfe (a): Dindar, sımsıkı dinine bağlı.
    Harika (a): Tabiat dışı meydana gelen fevkalade olay.
    Hasna (a): Çok güzel kadın.
    Hatice (a): Erken doğan kız çocuğu.
    Hatun (t): Kadın, bayan, hanım.
    Haver (f): Gün doğusu, ortak.
    Havle (a): Güçlü, kuvvetli, takatlı, kudretli.
    Havva (a): Bir şeyin kıvamı, olgun. Hz. Ademin hanımı.
    Hayat (a): Dirilik.
    Hayrunnisa (a): Kadınların hayırlısı, iyisi.
    Hediye (a): İkram niyetiyle verilen veya günderilen şey.
    Hicran (a): Ayrılık, firak, ayrılığın verdiği unutulmaz acı.
    Hicret (a): Bir ülkeden başka birine göç etmiş olan.
    Hilâl (a): Yeni ay.
    Hilkat (a): Yaratılıştaki hal.
    Hoşdem (f): İyi arkadaş, hali vakti yerinde olan.
    Hoşeda (f): Davranışı hoş, hareketi güzel.
    Hoşendam (f): Boyu posu güzel, görünümü düzgün olan.
    Hoşfidan (f): Göze güzel görünen fidan.
    Hoşhal (f): Hali vakti yerinde, geçim ehli, iyi huylu.
    Hoşkadem (f): Güzel ayaklı, uğurlu.
    Hoşneva (f): Güzel sesli.
    Hoşnigar (f):Tatlı, güzel bakışlı.
    Huban (f): Güzeller, güzel kızlar.
    Huri (a): Cennet kızı gibi güzel.
    Huriye (a): Çok güzel.
    Hülya (f): Kuruntu, hayal.
    Hümeyra (a): Beyazlık, aklık. Hz. Aişenin ünvanı
    Hürrem (f): Taze, şen şakrak, sevinçli. Güler yüzlü.
    Hürriyet (a): Kendi iradesine göre karar veren.
    Hüsnâ (a): En güzel, pek güzel.
    Hüsnügül (f): Gül gibi güzel.
    Hüveyda (f): Apaçık, meydanda, belli, besbelli.
    Işılay (t): Ay ışığı gibi güzel.
    İclal (a): Saygı ve büyüklük gösteren, ikram eden.
    İfakat (a): İyileşme, ayılma.
    İffet (a): Namuslu, helâlı isteyen, haramdan kaçan.
    İkbal (a): Baht açıklığı, işlerin yolunda gitmesi.
    İlknur (t): İlk gelen ışık.
    İnci (t): Kıymetli süs tanesi, kıymetli.
    İpek (t):İpek böceğinden elde edilen kıymetli kumaş, ince, nazik, kibar.
    İrem (a): Şeddatın cennet diye yaptırdığı ünlü bahçe.
    Jale (f): Kırağı, çiğ, şebnem.
    Jülide (f): Karışık, dağınık saç.
    Kader (a): Değişmez bir karar.
    Keriman (a): Kerimin çoğulu, keremi bol, cömert.
    Kevser (a): Madden ve mânen çok, nesli kalabalık. Cennetteki meşhur havuz.
    Kezban (f): Ev kadını.
    Kısmet (a): Talih, nasib, kader.
    Kıymet (a): Bedel, değer, baha.
    Kumru (f): Güvercine benzeyen bir kuş.
    Kutan: Kutlu, kutsal, mutlu.
    Kübra (a): En büyük, en azametli.
    Lale (f): Bir süs bitkisi. Demir halka gerdanlık. Köle eden kadın.
    Lalezar (f): Lale bahçesi.
    Lamiha (a): Parlayan, parıldayan, parlak.
    Leman (f): Parlak, parıldayan.
    Lerzan (f). Titreyen, titrek.
    Letafet (f): Latiflik, hoşluk, yumuşaklık.
    Leyan (a): Konforlu, lüks hayat.
    Leyla (a): Uzun ve karanlık gece.
    Mahinev (f): Yeni doğmuş ay.
    Mahînur (f): Ay ışığı.
    Mahiye (f): Aylık.
    Mahpeyker (a): Ay yüzlü parlak ve nur yüzlü.
    Maide (a): Kurulmuş sofra.
    Makbule (a): Kabul olunmuş, beğenilmiş.
    Maral: Dişi geyik. (Bkz. Meral)
    Mayda: Narin ince yapılı.
    Mebşure (a): Yüzü güzel, endamlı, güzel kadın.
    Mefharet (a): Övünç, iftihar etme.
    Mefkure (a): Ulaşılmak istenen en yüce amaç.
    Mehlika (a): Ay yüzlü güzel.
    Mehpare (f): Ay parçası.
    Mehtap (f): Ay ışığı, dolunay.
    Mehveş (f): Ay yüzlü, ay gibi güzel.
    Melahat (a): Güzellik, güzel yüzlülük.
    Melda (a): İnce ve taze vücutlu.
    Melek (a): Erkeklik, dişilik özelliği olmıyan, yiyip içmiyen, doğmayan doğurmayan ve çeşitli şekle girebilen, herkesin göremediği Allahü teâlânın emirlerine tam itâ’at eden nûrânî varlık. Ma’sûm, halîm selim ve güzel kimse.
    Melen: Balık sürüsü.
    Menekşe (f): Kır çiçeği.
    Menfuse (a): Pek hoş, çok hoşa giden, en güzel.
    Meral (t): Dişi geyik.
    Mercan (a): Süs eşyası yapılan kırmızı bir deniz hayvanı.
    Meriç (a): Ege denizine dökülen nehir.
    Merve (a): Mekkede Kâbe yakınındaki küçük bir tepe.
    Meryem (a): Dinine bağlı olan kadın.
    Mesadet (a): Mutluluk kutlu olma.
    Meserret (a): Sevinç, şenlik, sevinilecek şey.
    Mestinaz (f): Süzgün bakışlı, nazlı güzel.
    Meveddet (a): Sevgi, dostluk, kardeşlik, arzu.
    Mevhibe (a): Bahşiş, ihsan, bağış.
    Mihman (f): Misafir.
    Mihriban (f): Seven, güler yüzlü, dost, yumuşak huylu.
    Mihrican (f): Gece ile gündüzün eşit olduğu gece.
    Mihrimah (f): Güneş ile ay.
    Mihrinaz (f): Çok nazlı, aşırı naz eden.
    Mine: Şişe, cam, billur.
    Minez: Huy, meşreb, mizaç.
    Mualla (a): Yüce, yüksek.
    Muattar (a): Itırlı, güzel kokulu.
    Muazzez (a): İzzet ve şeref sahibi, kıymetli, değerli.
    Muhabbet (a): Sevgi.
    Muhaddere (a): Namuslu, iffetli, örtülü müslüman
    Mukaddes (a): Mübarek, temiz.
    Mübeccel (a): Yüceltilmiş, büyütülmüş, tebcil edilmiş.
    Müberra (a): Temize çıkarılmış, açıkca belirtilmiş.
    Mübeyyen (a): Açıklanmış ortaya çıkarılmış.
    Mücellâ (a): Parlak, cilâlı.
    Mübeşşer (a): Müjdelenen, iyi haber verilip sevindirilen.
    Müge: Bir çiçek.
    Müjde (f): İyi haber sevinçli haber.
    Müjgan (f): Kirpikler.
    Müjgen: Kirpik
    Münevver (a): Aydınlatılmış, kültürlü ve bilgili, aydın.
    Mürüvvet (a): İnsanlık, mertlik, sevinçli günlerini görme.
    Müşerref (a): Şerefli kılınmış.
    Müveddet (a): Sevgi, dostluk, muhabbet.
    Müyesser (a): Kolayca yapılan nasip olan.
    Müzehher (a): Çiçekli, çiçek açmış, çiçeklenmiş.
    Müzeyyen (a): Süslü, süslenmiş, bezenmiş, donanmış.
    Nadide (f): Görülmemiş, az bulunur, çok değerli.
    Nakşıdil (a): Gönül nakışı.
    Nâlân (f): İnleyen, ağlayan, sızlayan, figan eden.
    Narin (f): İnce yapılı, nazik ve kibar.
    Nazan (f): Nazlı, cilveli, işveli, naz eden.
    Nazende (f): Naz edici, nazlı, cilve seven.
    Nazenin (f): Cilveli, çok nazlı, şımarık, narin, ince yapılı.
    Nazik (f): İnce, narin, rakik, terbiyeli saygılı, güzel, zarif.
    Nazikendam (f): Narin yapılı, güzel vücutlu.
    Nazile (a): Aşağı inen.
    Nazlı (f): Naz eden, işveli, cilveli.
    Nebahat (a): Şan, şeref, onur, ün, şan ve şeref sahibi.
    Necîle (a): Soylu, asil, temiz.
    Necla (a): Kız evlat, kız çocuk, kuşak, sülale, nesil.
    Nedret (a): Az bulunan, ender, seyrek bulunan.
    Nehar (a): Gündüz.
    Nergis (f): Bir süs çiçeği.
    Neriman (f): Pehlivan, kahraman, yiğit.
    Nermin (f): Yumuşak, nazik, kibar.
    Neslihan (f): Padişah soyundan gelen, şah neslinden olan.
    Neslişah (f): Padişah soyundan gelen, şah neslinden olan.
    Nesrin (f): Yaban gülü, mısır gülü, Van gülü.
    Neval (a): Talih, kısmet, baht açıklığı. İhsan, bağış.
    Nevbahar (f): İlk bahar.
    Nevbaht (f):Talihi yeni olan.
    Nevber (f): Yeni yetişmiş turfanda sebze, meyve.
    Nevin (f): Yeni, yepyeni, yeni şey.
    Nevres (f): Yeni biten, genç taze.
    Nezafet (a): Temizlik, paklık.
    Nezahet (a): Temizlik, paklık, iç temizliği, incelik, rikkat.
    Nezaket (f): Naziklik, zariflik, incelik, terbiye, edep.
    Neşe (a): Sevinç, gönül açıklığı, keyif, kıvanç, yiğit.
    Neşide (a): Ünlü mısra, beyit, manzume.
    Nida (a): Seslenme, çağırma.
    Nigahban (f): Gözcü, bekçi, gözleyen.
    Nigar (f): Resim, nakış, resim gibi güzel, güzel yüzlü.
    Nihal (f): Fidan, genç. Fidan gibi ince yapılı.
    Nihan (f): Gizli, sır, örtünmesi gerekli yerleri örten.
    Nilgün (f): Mavi renkte. Çivit renkli.
    Nilüfer (f): Bir cins su bitkisi.
    Niran (a): Ateş, parlaklık.
    Nükhet (a): Güzel ve hoş koku.
    Nur (a): Işık, parıltı, aydınlık, nur.
    Nuran: Işıklı, nurlu, aydın.
    Nuray: Ay ışığı gibi.
    Nurbanu (f): Işıklı hanım, nurlu hanım.
    Nurcihan (f): Cihanın nuru, kainatın ışıklı, parlak, nurlu.
    Nurçin (f): Işıklı, parıltısı olan.
    Nurefşün (f) Nur saçan, etrafı aydınlık,
    Nurhan (a) Aydın hükümdar.
    Nurhayat (a): Mutlu yaşam.
    Nurperi (f): Yüzü nur gibi parlayan peri gibi güzel.
    Nursel (t): Nur seli. Sel gibi ışık.
    Nurşen: Işık gibi şen ve güler yüzlü.
    Nurşin (f): Çok lezzetli.
    Nurten (f): Teni nurlu, ışık tenli.
    Nüveyre (a): Parlak küçük şey.
    Oya (t): Dantel, süs, küçük kız kardeş.
    Özlem: Hasret. Yeniden görme arzusu.
    Öznûr (t): Gerçek nur, gerçek ışık.
    Pakize (f): Çok temiz, hoş ve güzel saf, iyi, lekesiz.
    Pendiye (f): Öğüt veren.
    Peren (f): Ülker yıldızı.
    Peri (f): Çok güzel, çekici olan.
    Peride (f): Uçarak yükselmiş, rengini atmış.
    Perihan (f): Peri padişahı.
    Perrân (f): Uçan, uçucu.
    Perrin (f): Naz, nezaket.
    Pınar (t): Kaynak su gözü.
    Rahime (a): Müminlere çok acıyan kadın.
    Rahşan (f): Parlak, parlayan.
    Rana (a): Güzel, hoş görünen.
    Ravza (a): Bahçe, yeşilliği bol olan, çiçekli bahçe.
    Rayiha (a): Koku, güzel koku.
    Remide (f): Ürkmüş, korkmuş, ürkek, korkak.
    Rengin (f): Renkli, boyalı, güzel.
    Reside (f): Erimiş, yetişmiş, olgunlaşmış.
    Reyhan (a): Rızık, merhamet, güzel koku. Fesleğen.
    Rezzân (a): Ağır başlı, vakarlı.
    Rikkat (a): İncelik, naziklik.
    Rugeş (f): Canlı yüzlü, taze yüzlü.
    Ruken (f): Güler yüzlü, müjde veren.
    Rukiye (a): Büyüleyen, sihirleyen.
    Rumeysa (a): Büyük bir yıldız.
    Rüveyda, rüveyde (a): Hoş, ince, nazik, sabırlı.
    Saadet (a): Kurtuluş vesilesi, uğur, kavuşan, mutlu.
    Saba (a): Gün doğusundan esen hafif ve serin rüzgar.
    Sabahat (a): Latif, yüzü güzel, cemal sahibi.
    Sabia (a): Yedinci.
    Sâlise (a): Üçüncü.
    Saniye (a): İkinci.
    Sara (f): Halis, katkısız, saf.
    Sare (f): Sıçrayan, atlayan.
    Satıa (a): Meydana çıkan, yükselen, nur saçan, parlak.
    Sebu (a): Testi, şarap kabı.
    Seçil (t): Ayrılan, beğenilen.
    Seda (a): Ses.
    Sedef (a): Midye ve istiridyenin beyaz kabuğu. Beyaz ve parlak kadın.
    Seher (a): Gecenin son altıda biri olan vakit ki, bu zaman yapılan duâlar makbuldür.
    Sekine (a): Gönlü rahat.
    Selamet (a): Sağlık, esenlik, kurtuluş, sâkin olma.
    Selma (a): Barışçı, itaatlı, iyi yolda olan.
    Selvican: Selvi seven, selvi canlı.
    Semâ (a): Gök, gökyüzü.
    Semahat (a): Cömert, iyiliksever.
    Semra (a): Esmer, kumral renkte olan, esmer güzeli.
    Sena (a): Övme, methetme.
    Seniha (a): İnci, zînet.
    Seniyye (a): Yüksek, yüce.
    Serap (a): Işığın yansımasından doğan yanılma.
    Serrâ (a): Çok sevinen.
    Sevda (f): Aşk, istek, arzu.
    Sevde (a): Esmer güzeli.
    Sevim (t): Yakınlık, sempati.
    Sevinç (t): Neşe, ferahladı.
    Seyhan: Çizgili elbise.
    Sezen: Sezgi gücü kuvvetli.
    Sibel: Buğday başağı, havadaki yağmur damlası.
    Songül(t): Son açan gül.
    Suna: Erkek ördek.
    Suzan (f): Yakan, yanan.
    Süeda (a): Saadetli, kutlu, uğurlu. Saidin çoğulu.
    Sükeyne (a): Sessiz, sakin, başlı, vakarlı.
    Sülün: Beğenilen, eti lezzetli güzel bir kuş. İnce narin.
    Sümeyye (a): Ammar b.Yaser’in annesi. İlk islâm şehidi.
    Sündüs (a): Altın ve gümüş telle işlemeli ipek kumaş.
    Süveyda (a): Kalbin ortasındaki kara benek.
    Şahdane (f): Mutlu, bahtiyar, dindar, temiz yürekli.
    Şahika (a): Dağ tepesi, dağ doruğu.
    Şahmelek (f): Güzeller güzeli.
    Şaziment (a): Özellikleri kimseye benzemeyen.
    Şaziye (a): Yay, kavis, incik kemiği.
    Şebnem (f): Gece nemi, çiğ, nem, rutubet.
    Şehnaz (f): Çok nazlı.
    Şehriban (f): Kentin en büyüğü, vali.
    Şekayık (a): Gelinlik çiçeği.
    Şemsifer (f): Güneş ışığı, ısısı.
    Şemsinisa (f): Kadınların güneşi.
    Şenay (t): Mutlu geçen ay.
    Şengül (t): Neşeli genç kadın, iç açıcı gül.
    Şermende (f): Utangaç.
    Şermin (f): Utanganç, sıkılgan.
    Şermize (f): Küçük insan topluluğu.
    Şetaret (a): Şenlik, neşeli olma, sevinç.
    Şeybe (a): Beyaz saçlı, yaşlı, saçı ağarmış.
    Şeyda (f): Âşık, tutkun. Sevgiden aklını kaybetmiş.
    Şeyma (a): Bedeninde ben, alemet olan.
    Şirin (f): Tatlı, cana yakın sevimli.
    Şivekâr (f): Şiveli, işveli, cilveli.
    Şule (a): Alev, ateş alevi, parıltı.
    Şükran (a): Teşekkür etme, iyilik bilme, minnettarlık.
    Şükufe (f): Çiçek gibi güzel, hoş, çiçek, tomurcuk.
    Tıflıgül (a): Gonca gül.
    Tiraje (f): Gök kuşağı.
    Tuba (a) Cennet ağacı.
    Tülay (t): İncelikle, düşle ilgili.
    Tülin: Ayna.
    Türkan: Padişaha saltanatta ortaklık eden eşi.
    Ulya (a): Pek yüce.
    Ülfet (a): Alışıklık, dostluk, yakınlık duyma.
    Ülkü (t): İdeal, mefkure, yüce dilek.
    Ümeyme (a): Küçük anne.
    Ümmi (a): Annem.
    Ümmügülsüm (a): Gülsümün annesi.
    Ümmühan (a): Padişahın annesi, hükümdarın annesi.
    Vecahet (a): Güzel yüzlü, gösterişli, itibarlı, şerefli.
    Vedia (a): Emanet.
    Vedide (a): Dost, sevgili. Sevgisi çok olan, aşırı seven.
    Vesamet (a): Güzel olan.
    Vesile (a): Yol, vasıta, bahane, sebep, fırsat, yaklaşma.
    Vildan (a): Yeni doğmuş çoçuk.
    Vuslat (a): Dostuna, sevdiğine kavuşma.
    Yadigar (f): Dost hatırası.
    Yaprak: Bitkinin düz ve yeşil kısmı.
    Yarıdil (f): Gönül dostu, içten arkadaş.
    Yasemin (f): Bir süs bitkisi.
    Yelda (f): Uzun ve siyah.
    Yeldem: Çabuk, çevik.
    Yeşim (a): Sert ve kıymetli yeşil taş.
    Yeter (t): Kâfi, yeterli.
    Zehra (a): Yüzü beyaz ve parlak, nurani yüzlü.
    Zekavet (a): Çabuk anlıyan, tez kavrıyan.
    Zelîha (a): Hızlı yürüyen, emsalini geçen.
    Zerafet (a): Kibarlı, incelik, zariflik.
    Zerengül (f): Altın gibi gül.
    Zerişte (f): Altın tel, sırma.
    Zerrin (f): Altına benziyen, altın gibi parlak ve kıymetli.
    Zeyneb (a): Görünüşü ve kokusu güzel, olgun ve dolgun.
    Ziba (f): Süslü, bezekli. yaşıkışkıl güzel.
    Zinnur (a): Nur sahibi, nurlu, ışıklı, parlak, bahtiyar.
    Zişan (a): Şanlı, ünlü, çok tanınmış.
    Zuhal (a): Sessiz, bir yıldız adı
    Zübeyde (a): En seçkin, öz, hülasa, cevher.
    Zühre (a): Çiçek açan, çoban yıldızı.
    Zülal (a): Saf, halis, hafif, soğuk, tatlı, güzel, berrak.
    Züleyha (a): Hızlı yürüyen, yolda emsalini geçen.
    Zülfibar (f): Dağılmış, yayılmış saç.
    Zülfiyar (f): Sevgilinin saçı.
    Zümrüt (a): Yeşil renkte, cam parlaklığında bir süs taşı.




müsülman bayan adları