Mumine.com ile Konu Dışı Başlıklar Forumundan İnsanlar ne için yaratılmışlardır? Hakkında Kısa Bilgi.
  1. #1
    Ervanur
    Üyelik tarihi
    15 Şubat 2009
    Mesajlar
    1.537



    İnsanlar ne için yaratılmışlardır?






    İnsanlar ne için yaratılmışlardır?
    Bu iddiada kullanılan iki ayet vardır Zariyat suresindeki ayette insanların kulluk için yaratıldığından söz edilirken, Araf suresindeki ayette ise çoğunun cehennem için yaratıldığından söz edilmektedir Bu iki ayette arasında bir çelişki olduğu iddia edilse, burada küçük bir meal hatası ve ardından gelen yanlış bir yorumlama vardır Zariyat suresinde yaratma ( haleka) (خلق ) fiili geçerken, Araf suresindeki ayette ise yaratma ( haleka) (خلق ) değil, türeyip çoğaltma (zareena) ( ذرا) fiili geçmektedirİlk başta ayetlere bakalım:
    51/56- Ben, cinleri ve insanları yalnızca bana ibadet etsinler diye yarattım ( haleka) (خلق )
    51/57- Ben, onlardan bir rızık istemiyorum ve onların beni doyurup-beslemelerini de istemiyorum
    Burada söz konusu olan durum ilk yaratılmadır İnsanların yaratılması için “haleka (خلق ) fiili kullanılmaktadır ve ilk yaratmayı bildirmektedir Ayetin dev----- da bakılırsa, insanın yaratılışından beklenen, ona verilenlere göre Allah’a kulluk etmektir Allah insanlardan bu yaratma karşılığında kulluk dışında bir şey beklemediğini de 57 ayette bildirmektedir
    Araf suresindeki ayete ise, önceki birkaç ayetle birlikte bakalım:
    7/175- Onlara, kendisine ayetlerimizi verdiğimiz kişinin haberini anlat O, bundan sıyrılıp-uzaklaşmış, şeytan onu peşine takmıştı O da sonunda azgınlardan olmuştu
    7/176- Eğer biz dileseydik, onu bununla yükseltirdik Ama o yere meyletti (veya yere saplandı), hevasına uydu Onun durumu, üstüne varsan dilini sarkıtıp soluyan, kendi başına bıraksan dilini sarkıtıp soluyan köpeğin durumu gibidir İşte ayetlerimizi yalanlayan topluluğun durumu böyledir Artık gerçek haberi onlara aktar Ki düşünsünler
    7/177- Ayetlerimizi yalanlayanlar ve yalnızca kendi nefislerine zulmedenlerin örneği ne kötüdür
    7/178- Allah kime hidayet verirse o artık hidayeti bulmuştur; kimi şaşırtıp-saptırırsa artık onlar da hüsrana uğrayanlardır
    175 ayette Allah bir kişiden bahsetmektedir Kendisine Allah’ın ayetleri ulaşmış bir kişi bundan yüz çevirmiştir 176 ayette Allah dilerse onu hidayete erdirebileceğinden söz eder Fakat bu kişi hidayeti değil küfrü seçtiği için, Allah ona hidayet vermemiş ve sapkınlığını arttırmıştır Bu kişi küfrü seçmiş, Allah da onun sapkınlık içinde bırakmıştır
    Zariyat suresindeki ayette insanların yaratılış amacının Allah’a kulluk olduğu söylenirken, Araf suresinde ise bunlardan büyük çoğunluğunun, yaratılış amacının dışına çıkarak sapkınlığı seçtiği bildirilmektedir 179 ayette şöyle devam etmektedir:
    7/179- And olsun, cehennem için cinlerden ve insanlardan çok sayıda kişi türetip çoğalttık (zareena) ( ذرا) Kalbleri vardır bununla kavrayıp anlamazlar, gözleri vardır bununla görmezler, kulakları vardır bununla işitmezler Bunlar hayvanlar gibidir, hatta daha aşağılıktırlar İşte bunlar gafil olanlardır
    Burada söylenen ilk yaratılma değil, türetip çoğaltılmadır (ذرا) Yaratma(خلق ) ve türetip çoğaltma (ذرا) fiilleri farklıdır ve farklı anlamlara gelmektedir Zariyat ve Araf suresindeki ayetler beraber düşününce anlatılan şudur:
    Allah, tüm cinleri ve insanları kulluk etmeleri amacıyla yaratmıştır Onlardan beklenen bu amaca göre yaşamaktır Fakat bir kısmı kendi yaratılışı dışında küfrü seçmiştir, Allah’ın türeyip çoğalttıklarının içinde cehenneme gidecekler vardır
    Meallerdeki bir kelimenin yanlış çevrilerek, yaratma ve türetme fiillerini yaratma şeklinde anlamlandırmalarından dolayı bu durum ortaya çıkmaktadır Görüldüğü gibi kelimelerin doğru karşılıkları verildiğinde ortada bir çelişki söz konusu olmamaktadır









    İnsanlar ne için yaratılmışlardır? Mumine Forum

  2. #2
    Kıdemli Üye
    Üyelik tarihi
    25 Mart 2014
    Mesajlar
    1.508
    Reklam




    Allahu teala, ben inleri ve cinleri yalnız bana kulluk etsinler diye yarattım buyurmuştur. İnsanların en temel vazifesi Allah'a kul olmaktır. Bu çerçevede hayatlarını yaşamak zorundadırlar.