Soru ve Cevaplarla İslam ile Fetvalar Forumundan Kuran okuma konusunda yardım lütfen Hakkında Kısa Bilgi.
  1. #1
    Devamlı Üye
    Üyelik tarihi
    02 Temmuz 2011
    Yaş
    16
    Mesajlar
    318



    Kuran okuma konusunda yardım lütfen






    Selamün Aleyküm

    Ve ma ezunnüs saate kaimetev ve leir rudidtü ila rabbı le ecidenne hayram minha münkaleba
    Kehf suresidne bu ayette kaimetev yerine sanırım kaimetün dedim öyle de olur mu bu benim okumam tecvidsiz hali mi oluyor kaimetev den sonra lamelif geliyor yani duraksamadan geçmek ne yapmalyıım ben o zaman nasıl okuyacam Kuranı









    Kuran okuma konusunda yardım lütfen Mumine Forum

  2. #2
    Özel Üye
    Üyelik tarihi
    30 Mart 2012
    Bulunduğu yer
    ruhumdaki ıssız çöllerden
    Mesajlar
    8.493
    Reklam




    Alıntı yeskaraa Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Selamün Aleyküm

    Ve ma ezunnüs saate kaimetev ve leir rudidtü ila rabbı le ecidenne hayram minha münkaleba
    Kehf suresidne bu ayette kaimetev yerine sanırım kaimetün dedim öyle de olur mu bu benim okumam tecvidsiz hali mi oluyor kaimetev den sonra lamelif geliyor yani duraksamadan geçmek ne yapmalyıım ben o zaman nasıl okuyacam Kuranı
    ve aleykumusselam ve rahmetullah
    kaimetün değil kardeşim kaimetev olacak
    harf değişikliği olmuş,mana değişebilir
    kaimeten den sonra lam elif değil vav harfi
    geliyor orada duraksama yok,tecvit kuralı olarak
    nun harfini vava çevirerek okuman gerekli
    esre ve ötrelere biraz daha dikkat edersin
    harfleri değiştirmeden yavaş yavaş okuyabilirsin
    gücün yetmiyorsa yettiği kadar okuyabilirsin



  3. #3
    Cezalı
    Üyelik tarihi
    02 Ağustos 2012
    Bulunduğu yer
    arapca.forumup.com
    Mesajlar
    21
    kelime kaimeten, sonrasinda vav geldigi icin tecvidli okunursa kaimetev diye gecis yapilir. istenilirse kelime kelime okur ve kaimeten ve diye devam edilebilir. tecvid farz degildir. kelimenin anlamindan da anlasilacagi gibi guzellesturmektir. tam turkcesi, diksiyonlu kuran demektir.
    tecvid kurallari gereklilik degildir.

    mesela besmeleyi bismillahirrahmanirrahim diye okudugumuz gibi, bi ismi allahi errahmani errahim diye de okuruz hicbir sorun yok.

    tekvir suresi mesela, bieyyi zembin kutilet diyoruz, bunu canimiz isterse tek tek okuruz ve bi eyyi zenbin kutilet deriz.

    yani olay diksiyonlu yada diksiyonsuz okuma olayi, gereklilik ve farz meselesi degil



  4. #4
    Özel Üye
    Üyelik tarihi
    30 Mart 2012
    Bulunduğu yer
    ruhumdaki ıssız çöllerden
    Mesajlar
    8.493
    Alıntı wardahlaki Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    kelime kaimeten, sonrasinda vav geldigi icin tecvidli okunursa kaimetev diye gecis yapilir. istenilirse kelime kelime okur ve kaimeten ve diye devam edilebilir. tecvid farz degildir. kelimenin anlamindan da anlasilacagi gibi guzellesturmektir. tam turkcesi, diksiyonlu kuran demektir.
    tecvid kurallari gereklilik degildir.

    mesela besmeleyi bismillahirrahmanirrahim diye okudugumuz gibi, bi ismi allahi errahmani errahim diye de okuruz hicbir sorun yok.

    tekvir suresi mesela, bieyyi zembin kutilet diyoruz, bunu canimiz isterse tek tek okuruz ve bi eyyi zenbin kutilet deriz.

    yani olay diksiyonlu yada diksiyonsuz okuma olayi, gereklilik ve farz meselesi degil

    “Kur’ân’ı tecvitli okumanın hükmü nedir? Bana âyetlerle cevap verin lütfen Farz-ı kifayedir diyenler var; ne demektir farz-ı kifaye? Şimdi Kur’ân’ı okurken bazı tecvit kurallarını yapmayınca günah işlemiş mi oluyoruz? O zaman tecvidsiz kimse Kur’ân öğretmesin Ben okurken bazılarını yapamıyorum Bir arkadaşım farz olduğunu söylüyor Farz değilse ona gösterebileceğim âyetler var mı?”
    Tecvid, Kur’ân’ı okurken harflerin hakkını vermek, harfleri mahreç ve aslına uygun olarak okumak demektir

    Tecvid kuralları, Hazret-i Cebrail’in (as) Peygamber Efendimiz’e (asm) Kur’ân’ı nazil buyurduğu okuyuş ve harfleri çıkarış biçimidir

    Yani Cebrail (as), Kur’ân’ı ayet âyet indirirken nasıl okumuşsa, harflerin boğazdan çıkış biçimlerini nasıl göstermişse, harfleri hangi gırtlak, hançere, boğaz ve ağız sesi ile okumuşsa, Peygamber Efendimiz’e (asm) Kur’ân’ı vahy ederken nasıl kıraat etmişse, bütün bu okuyuş ve kıraat biçimleri Tecvid kuralları olarak tesbit edilmiş ve bir araya toplanmıştır Yani “Tecvit” adı altında öğretilen okuyuş kuralları, Hazret-i Cebrail (as) tarafından Peygamber Efendimiz’e (asm) öğretilen okuyuş biçimlerinden ve kurallarından başka bir şey değildir

    Kur’ân’ın tecvid kuralları ile nazil olduğunu yine Kur’ân’dan öğreniyoruz

    Kur’ân buyuruyor ki:

    “Biz onu senin kalbine iyice yerleştirmek için böyle yaptık O’nu tertil üzere indirdik”1 Bir diğer âyette Cenâb-ı Hak Kur’ân’ı tecvid üzere okumayı şöyle emrediyor: “Kur’ân’ı açık açık, tâne tâne, tertil ile oku”2

    Âyetlerde geçen tertilin ne olduğu sorulduğunda Hazret-i Ali (ra) şöyle cevap vermiştir:

    “Tertil, harflerin tecvidini, sıfatlarını, okuyuş biçimlerini, mahreç özelliklerini ve vakıfları bilmek demektir”

    Tecvit ilmini derinliğine bilmek farz-ı kifayedir Farz-ı kifayeye toplumsal farz denebilir Bu tür farzlar, bir toplumda herkes üzerine sorumluluk getirmez Farz-ı kifaye olan bir meseleyi bir takım kimselerin bilmesi ve uygulaması toplum için yeterlidir Başka bir ifadeyle farz-ı kifaye, bir takım kimselerin bilip uygulaması ile toplumun sorumluluktan kurtulduğu, ama hiç kimsenin bilmemesi veya amel etmemesi halinde bütün toplumun sorumlu olduğu farzlardır Cenaze namazı böyledir Cenaze namazı kılmak farz-ı kifayedir Cenaze namazını bir toplumda birkaç kişinin kılması toplumdan o sorumluluğun kalkması için yeterlidir Ama hiç kimse kılmaz ve cenaze ortada kalırsa bütün toplum sorumlu olur Tecvit ilmini derinliğine bilmek de böyledir

    Fakat tecvidi kural ve ayrıntılarıyla olmasa da, Kur’ân’ı hatasız okuyacak kadar bilmek her Müslüman için farzdır Bu, bireysel farzdır Bir Müslüman, tecvit kurallarının ayrıntılarını bilmese de, Kur’ân harflerinin okunuşlarını ve harflerin çıkışlarını tecvide uygun şekilde öğretmeli ve öğrenmelidir

    Şüphesiz Allah, hiç kimseye güç yetiremediği bir teklif yüklememiştir Kişi, gerek dilindeki bir konuşma arızasından dolayı, gerekse kendisine öğretecek bir kimse veya imkân bulamamasından dolayı tecvidi öğrenmemişse Allah katında mazurdur, mesul değildir, affa uğrar Bu durumda öğrendiği kadar, ya da güç yetirebildiği kadar bildikleriyle Kur’ân’ı okumasında kendisine bir günah yoktur Bildikleriyle amel etmesi kişiye yeterlidir Bilmedikleriyle amel etmek hiç kimseye farz değildir Emin olmalıdır ki, kişi bildikleriyle amel ettikçe, Allah ona bilmediklerini öğretir

    Elinde öğrenme ve uygulama imkânı olduğu halde sırf ihmalkârlıktan dolayı öğrenmeyen veya öğrenip unutan, ya da öğrendiği halde Kur’ân’ı tecvit üzere okumayan kimse ise mesuldür Kur’ân’ı okurken tecvit kurallarının bazılarını yapamamakla kişi günahkâr olmaz Eğer kelimeyi anlamını değiştirecek kadar bir bozukluk içinde okumuyorsa mesele değildir

    Fakat bilmeyerek böyle kelime anlamını değiştirecek biçimde bir bozuk okuyuşla da okusa, ruhundaki Kur’ân aşkı hürmetine günahı affedilir
    Allah bildiklerimizle amel etmeyi, bilmediklerimizi öğrenmeyi cümlemize nasip etsin Âmin

    Dipnotlar:

    1- Furkan Sûresi, 25/32
    2- Müzemmil Sûresi, 73/4



    ----------------------------------


    Tecvid'in Hükmü Nedir?

    Tecvid pratik ve ilmi olmak üzere ikiye ayrılır
    a) Pratik Tecvid: Kur'anı tecvidli okumak her Müslüman erkek ve kadına farz-ı ayndır.
    b) İlmi Tecvid: Tecvid ilmini öğrenmek farz-ı kifayedir. Yani bazılarının o ilmi elde etmesiyle diğerlerinin o ilmi öğrenme zorunluluğu kalkar.

    Konuyla alakalı alimlerin ve hasseten bu ilmin piri olan imam cezeri kur'an ilmine dair yazdıkları kitaplarında Kur'an ve sünnetten delillerle Kur'an'ın tecvidli okunmasının farziyetine işaret etmişlerdir.

    "Kur'ân'ı tertil üzere oku." (muzemmil-4) Ayeti bu hukme isaret eden en onemli ayettir.

    Elmalılı M. Hamdi Yazır bu ayetın tefsirinde bu hükmü açıklıyor:

    TERTÎL, bir şeyi güzel, düzgün ve tertip ile kusursuz bir şekilde açık açık, hakkını vererek açıklamaktır. Kur'ân'ın tertili de böyle her harfinin, edasının, tertibinin, mânâsının hakkını doyura doyura vererek okunmasıdır. Burada emrinden sonra mastarıyla vurgu yapılması da bu tertîlin en güzel şekilde olmasının arandığını gösterir. Bir söz aslında ne kadar güzel olursa olsun gereği gibi güzel okunmayınca güzelliği kalmaz.

    Güzel okumasını bilmeyenler güzel sözleri berbat ederler. Sözün tertîl ile güzel söylenmesi ve okunması ise sade ses güzelliği ile gelişi güzel eze büze şarkı gibi okumak, saz teli gibi sade ses üzerinde yürümek kabilinden bir musıkî işi değildir.

    Kelimelerin dizilişinin mânâ ile uyum sağlaması ve dilin fesahat ve belağatı hakkıyla gözetilerek ruhî ve manevî bir uygunlukla, yerine göre şiddetli, yerine göre yumuşak, yerine göre uzun, yerine göre kısa okuma, yerine göre ğunne, yerine göre izhar, yerine göre ihfa, yerine göre iklâb, yerine göre vasıl, yerine göre sekit veya vakıf; Kısacası bütün maksat, mânâyı duymak ve mümkün olduğu kadar duyurmak olmak üzere tecvid ile okuma işidir. Bunun için Kur'ân okurken tertîl ve tecvid gerekir. Tecvid de, kaf çatlatmak derdiyle, çatlatmaktaki mânâyı kaybetmek değildir. (Elmalılı)

    Ayetin orjinalinde kullanılan "tertil" sözcüğü tok sesle, "tecvid" kuralları uyarınca her harfi doğru biçimde seslendirmektir
    (Fi zilal)
    Bu ayetteki tertil üzere oku emrinden tecvidin farz olduğu hükmü çıkarılmıştır.

    Tecvid İlmi Nereden Gelir?

    Pratik(ameli) tecvid Allah kur'an-ı ilk indirdiğinde Cebrail (a.s.) vasıtasıyla efendimiz(s.a.v.)e O'nun da sahabeye Onlardan da günümüze kadar tevaturle gelmiştir.
    Tecvid İlminin Gayesi Nedir?
    Kur'an-ı tecvidli okumanın gayesi Allah'ın kelamında dilin sürçüp yanlış yapmasını ve bu yolla Kur'anın tahrifini engellemektir.




  5. #5
    Devamlı Üye
    Üyelik tarihi
    02 Temmuz 2011
    Yaş
    16
    Mesajlar
    318
    Farz değilse ordaki tün diye okuduğu yeri tekrar okumama lüzum yok o zaman vav şeklinde yapmama gerek yok yani



  6. #6
    Cezalı
    Üyelik tarihi
    02 Ağustos 2012
    Bulunduğu yer
    arapca.forumup.com
    Mesajlar
    21
    kardesim, kurani tecvidli okumak farz degil tabiki. tecvid rukunleri dedigimiz rukunler islam tarihinde sonradan kaideye baglanmis rukunlerdir. bunu soyle dusunun, trt haber spikeri alacak olsun, adaylari test ediyor. adayin biri metni okurken "geliyodu" desin, digeri de "geliyordu" desin. tecvid dedigimiz sey tamamen boyle birsey iste.
    fil arz diye okudugumuz yeri fi el-arz diye de okuruz. eyyettehize mivveledin subhaneh diye tecvidli okudugumuz yeri en yettehize min veledin subhaneh diye de okuruz. hic bir fark yok, mahsur da yok.
    sormak istediginiz, kaimetevve diye gecmek yerine, kaimeten kelimesinin sonundaki fethali tenvini, otreli tenvinmis gibi kaimetuvve diye okudugumuzda ne oluyor? ise, bu tecvide uygunmu yoksa degilmi'nin disinda bir konu zaten, direk hareke degistiriliyor.