Hayırlı Günler, Geceler, Kandiler ile Diğer Önemli Günler Forumundan Safer Ayı Nedir - Safer Ayının Özellikleri - Safer Ayında Yapılması Gerekenler Hakkında Kısa Bilgi.
  1. #1
    GüleHasret
    Üyelik tarihi
    02 Nisan 2009
    Mesajlar
    774



    Safer Ayı Nedir - Safer Ayının Özellikleri - Safer Ayında Yapılması Gerekenler






    Safer ayının uğursuzluğuna dair söylenen şeylerin hepsi Cahiliye kaynaklı, batıl inanışlardır. Bunun dinimizde yeri yoktur.

    Cahiliye devrinde safer ayı uğursuz kabul edildiğinden bu ayda umre yapmak büyük günahlardan sayılıyordu. Yine bu ayda yapılan evliliklerin uzun ömürlü olmayacağı, başlanan işlerin sonuçsuz kalacağı ya da kötü biteceği şeklindeki batıl inançların İslam’da da varlığını sürdürdüğü anlaşılmaktadır.
    Safer ayı hakkındaki Cahiliye anlayışını reddeden hadis (Buhari, Tıp, 19; Ebu Davud, Tıp, 24) daha çok nesî uygulanarak saferin haram ay kabul edilmesinin yasaklandığı şeklinde yorumlanmıştır; ancak bağlam bu ayla ilgili batıl inanışların geçersiz olduğu anlamının çıkarılmasına da elverişlidir.

    (M. Kamil Yaşaroğlu, “Safer”, Diyanet İslam Ansiklopedisi, c: 35, s: 451.)









    Safer Ayı Nedir - Safer Ayının Özellikleri - Safer Ayında Yapılması Gerekenler Mumine Forum

  2. #2
    Senior Member
    Üyelik tarihi
    10 Nisan 2011
    Yaş
    41
    Mesajlar
    516
    Reklam




    Safer Ayı Nedir ?

    Safer Ayı Hakkında Bilgi

    Safer Ayının Özellikleri

    Safer Ayında Yapılması Gerekenler



    Safer ayı Hicrî ayların ikincisidir. Hicrî ayların birincisi bilindiği gibi Muharrem ayı idi ve içinde aşûre günü vardı. Üçüncüsü ise Rebîül-Evvel ayıdır ve bu ayın 12. Gecesinde Kâinatın Efendisi Sevgili Peygamberimiz (asm) arzımıza aramıza ve gönlümüze teşrif etti.

    Hicrî takvimde bazı ayların ve günlerin gerek içinde farz kılınan ibadetler gerekse bir kudsî tarihin unvanı olmaları hasebiyle mukaddes tanındığı biliniyor. Meselâ Recep Şaban ve Ramazan ayları nafile ve farz ibadetlerin içerisinde teşrî kılındığı üç ibâdet ayı olarak bilinir bu aylardan bilhassa Ramazan ayı ve bu ay içindeki Kadir Gecesi Kur’ân’da da ifâdesini bulur; diğer ikisi de muhtelif nafile ibâdetler için münbit birer zemin teşkil ettiği sahih hadislerde beyan edilir. İslâmiyet öncesi Araplar arasında da Muharrem Recep Zil-Kâde ve Zil-Hicce aylarının hürmet duyulan aylardan olduğu ve bu aylarda Arapların savaş yapmaktan çekindikleri biliniyor. Sahih kaynaklarda mübarek olduğu bildirilen diğer gün ve geceleri de burada zikretmek lâzım: Ramazan Bayramı Kurban Bayramı Arefe gün ve geceleri Kandil geceleri Cuma günleri Aşûre günü vs. gibi. Bu günlerde de gerek nafile gerek vacip gerekse farz olmak üzere değişik eda şekilleriyle muhtelif ibadetler yapılır.

    Görüldüğü gibi İslâmiyette hürmet duyulan ve belli ibadetler için tahsis edilen aylar günler ve geceler bulunmakla beraber âfetler musibetler ve semavî belâlar için tahsis edilen muayyen her hangi bir zaman diliminden söz etmek mümkün değildir. Böyle bir tahsisat İslâmın ruhuna uygun değildir. Belli ayları İlâhî musibet ayı olarak ilân etmek doğru da değildir. Allah’ın irâdesini aylarla veya günlerle sınırlamak mümkün olmadığı gibi; böyle bir sınırlama çabası kulluk terbiyesine de yakışmaz.

    İlâhî îkâz ve felâketler başka aylarda olmuyor mu? Kaldı ki belli aylarda İlâhî ikazların yoğunlaştığını farz etsek bile o ayların musibet ve uğursuzluk ayı olarak ilân edilmesi Resûlullah (asm) tarafından nehy edilmiştir.

    Safer ayı cahiliye Arapları tarafından uğursuz ay olarak tanınıyor ve bu ayda umre yapmak büyük günahlardan sayılıyordu. Resûlullah (asm) ise Umre her zaman helâldir! buyurarak bu aya atfedilen uğursuzluk inancını kırmıştı1. Ama ne yazık ki bu ayda akdedilen nikâhların uzun ömürlü olmayacağı bu ayda yapılan faaliyetlerin sonuçsuz kalacağı bu ayda başlanılan işlerin uğursuzlukla biteceği tarzındaki inançların cahiliye Araplarından beri halk arasında yer yer varlığını sürdüre gelen hurafelerden olduğunu görüyoruz.

    Ebû Hüreyrenin (ra) rivâyetiyle Resûlullah (asm) Efendimiz şöyle buyurmuştur: Hastalığın kendiliğinden sirâyeti yoktur; uğursuzluk ve baykuş ötüşünün olumsuz etkisi yoktur Safer ayının hayır ve şerle bir alâkası yoktur; bunlar cahiliye hurafeleridir. Cüzzamlıdan aslandan kaçtığınız gibi kaçınız!2

    Safer ayının normal aylardan olduğunu tespit ettikten sonra; her ne kadar güvenilir kaynaklarla teyit edilmese de burada Safer ayında yapılması uygun bulunan şu duâyı zikredebiliriz: “Bismillâhirrahmânirrahîm: Allahım hamd ve şükür Sana mahsustur! Minnetim Sana’dır! Ben Senin kulunum ve ben bundan dolayı huzurluyum! Nefsimi dînimi dünyamı âhiretimi işlerimin sonunu ve amelimi Sana emânet ediyorum. Bütün Muhammed (asm) ümmetini Senin gücünün havlinin kudretinin ve kuvvetinin şiddetinden Sana emânet ediyorum! Muhakkak Sen emâneti koruyansın; hükmü nâfiz olansın; kazâsı gâlib olansın! Yâ AhkemelHâkimîn ve yâ Esrael-Hâsibîn ve yâ Ekrame memûlin ve ecvede mesûlin yâ Hayyu yâ Kayyûmu yâ Kadîmü yâ Ferdu yâ Vitru yâ Ehadu yâ Samedu yâ men lem yelid ve lem yûled ve lem yekun lehû küfüven ehad! Yâ Azîzu Yâ Vehhâbu Salla’lâhu alâ hayri halkıhî Muhammedin ve âlihî ve sahbihî ecmaîn! Âmin!

    Bu ayın son Çarşamba gününde de iki rekat namaz kılınması; bu namazda her rekatte bir Fatiha ve on bir İhlâsı Şerif okunması; namazdan sonra da on bir istiğfar ile on bir salavâtı şerîfe okunması tavsiye edilmiştir.

    Sadakanın bu aya özel bir konumu yoktur. Diğer aylarda olduğu gibi bu ayda da sadaka vermeye devam etmelidir.


    Dipnotlar:
    1- Buhârî Kitâbul-Hac H. No:777
    2- Buhârî Kitâbut-Tıp H. No: 1927




safer ayı nedir,  safer ayi nedir,  safer ayının özellikleri,  safer ayı ne demek,  safer ayı özellikleri,  safer ayı,  safer ayı ne demektir